TANDIR VE BİBERLİ EKMEK
Bu yazı 17.08.2007 tarihinde Şenköylüler Web Sitesinde yayınlanmıştır. Şenköylüler'den izin alınarak bu blog'a eklenmiştir.
Tandır,
feveran etmek, fışkırmak ve kaynamak anlamlarına gelir. Tennur
sözcüğünden türemektedir. Tennur sözlükte kapalı bir ocak, bir fırın
olarak kullanılır.Dilimizde Tennur, tandır olarak kullanılır.
Tandırı kurarken önce
gömülecek yer seçilir.Buraya toprak seviyesinde gömülür. Yere
kazılarak yapılan tandırların derinliği 130-150 cm olur. Çapları ise
50-65 cm civarındadır. Tandır ekmeği adını yapıldığı yerden alır.
Ekmeğin en büyük özelliği uzun süre bozulmadan kalabilmesidir.
Tandırın altında 20x20 ebadında küçük bir delik bulunur. Bu yanan
ateşin hava alıp iyi yanmasını sağlar.
Tandır ekmeği
yapmak için önce un ince elekle elenir, tuz ve ekşi hamur veya maya
eklenip iyice yoğrulur. Burada ekşi hamur maya görevini yapar. İyice
yoğrulup kıvamını alan hamur üzeri kapatılarak ekşimeye yani
mayalanmaya terk edilir.
Kadınlarımız
tandıra gündüz erken saatlerde çalısını, odununu bırakıp, sıraya
girmiş olur. Kim erken çalısını bırakmışsa o kişi ekmeğini önce
yapar.Tandırlarda bazen sıralar olur. Tandırlarımız sokaklarda bir yerde
üstü kapalı herkesin faydalanacağı şekilde olduğu gibi, evlerin
avlularında kişilere mahsus da olabilir, fakat herkese açıktır, herkes
faydalanır. Tandırda ekmeğini yapıp eve varan kişi, sıcacık ekmeğini
bir sofra üzerine serer, bir iki saat bekletip iyice soğuduktan sonra
toplayıp anbarına, dolabına koyar.Kuruyan tandır ekmekleri
değerlendirilir, boşa gitmez. O çörek aşı dediğimiz, salçalı bol
domatesli ve acılı ekmek aşı yapılır. Tabi ki bize de yiyenlere afiyet
olsun demek düşer…
Tandırda
ekmeklerimiz piştikten sonra, tandıra yoğurtlama yapmak için patlıcan
atılır.Patlıcanlar güzel pişince temizlenip, taze yoğurt ve sarımsak
eklenir, taze tandır ekmeği ile yoğurtlama bir güzel afiyetle yenir…
Tandır
Köyümüzde bir gelenektir, bir adettir, bir örfümüzdür. Günümüzde birçok
adet ve örfümüzde meydana gelen dejenere ve yozlaşmaya elimizden
geldiğince imkan tanımayalım.Örf ve adetlerimizi yaşamaya ve yaşatmaya
azami özen gösterelim.Çünkü eskisi güzel olmayanın, yenisi hiç güzel
olmaz.